воскресенье, 4 апреля 2010 г.

Türkiye'den Sovyet Tarihi

Türkiye'den Sovyet Tarihi nasıl okunur, nasıl yazılır? 
Sovyetler Birliği, 1917'de ilân edildi, Türkiye Cumhuriyeti de, 1923'de, "müttefik" devletler olarak birbirlerini desteklediler.
Atatürk ile Lenin'in yazışmaları yayınlanmıştı, Tarihçi Rasih Nuri İleri de, bu konuda Türkçe'de yayınlar yaptı.
Türkiye, Atatürk'ün vefâtı ile Batılı devletlere daha çok bağlandı, ama, 2. Dünya Savaşı'na, İsmet İnönü'nün liderliği ile katılmadı, bu sürede, "çok partili demokratik rejim"e hazırlandı. Türkiye'de, 1946'da, "çok partili demokratik rejim"e geçildi.
Sovyetler Birliği, Türkiye'yi bu sürede de desteklemiş idi.
ama, bir süre sonra, NATO Askerî Paktı ilân edildi, Türkiye'de NATO'ya üyelik başvurusu yaptı.
Sovyetler Birliği de, öteki sosyalist devletler ile Varşova Paktı'nı ilân etti.
bu açıdan, Türkiye'den Sovyet Tarihi okumak, yazmak güç!
çünkü, siyasî koşullanma olduğu gibi, geçmişte, siyasî baskılar, akademik sınırlamalar, basın sansürleri, "soğuk savaş" koşullanmaları vardı.
ben, Sovyet Tarihi okumaya çocuk yaşımda başlamıştım, hatta, önce, Çarlık Rusyası'nı incelemiştim. ama, Rusça öğrenmem mümkün olmadığı gibi, Sovyet Tarihi ile ilgili yazmak da amaçladığım ölçüde mümkün olmadı.
Sovyetler Birliği'nin, 1985'de, Başkan Mikhail Gorbachev'in Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreterliği'ne seçilmesi ile girdiği yeni dönemde, Sovyet Tarihi okumak, Türkiye'deki okurlar açısından da mümkün olmuştur, Glasnost Politikası, Perestroika, öteki yenileyici adımlar, Türkiye'de "komünist parti yasağı"nın kaldırılması, Sovyet Tarihi'nin okunması açısından, bir özgürlükler atmosferi getirdi.
bu sürede, Sovyet yazarları incelemiştim, Başkan Mikhail Gorbachev'in yazdıklarının Türkçe'lerini okudum, Boris Yeltsin'i, Yuri Krasin'i, Yevgeni Primakov'u, Dimitri Ligachev'i, Yevgeni Yevtushenko'yu, Boris Kagarlitsky gibi yeni yazarları okudum.
1990'da, Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'nde okumaya başlayınca, İngilizce kaynakları da inceledim, Sovyet Tarihi ile ilgili tarihçilerin yazdıklarını okudum, Isaac Deutscher, Edward Hallett Carr, Eric Hobsbawm, Joseph Stalin gibi, Sovyet Tarihi ile ilgili yazmış yazarların yazdıklarını inceledim.
Komintern Tarihi ile ilgili tarihçilerin yazdıklarını inceledim.
Tarih Vakfı'nda, Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı'nda, Sovyet Tarihi ile ilgili okudum, notlar aldım.
TKP'nin son Genel Sekreteri, TBKP Genel Sekreteri, TÜSTAV Başkanı Nabi Yağcı ile de, Sovyet Tarihi ile ilgili sohbetlerimiz oldu, hatta bu sürede, Başkan Mikhail Gorbachev, Boğaziçi Üniversitesi'nde bir konferans verdi, izledim.
Türkiye'den Sovyet Tarihi okumak için, elbette, iyi bir Rusça bilgisi şart! Türkçe, İngilizce, Fransızca kaynaklar yararlıdır, ama, yetmediğini kabûl edelim, Rusça şart.
üstelik, Sovyet Tarihi yazmayı amaçlayan bir Tarihçi'nin Moskova'da, Saint Petersbourg'da, öteki Sovyet kentlerinde bir süre kalması, arşivleri, kütüphaneleri, müzeleri incelemesi de gerekir.
ben, bu anlamda, mütevâzi adımlar atmıştım.
Rusça dersleri aldım, ama, Rusça öğrendikçe, Rusça'nın büyük bir dil olduğunu iyice anladım, Rusça'da yayınlanmış milyonlarca kitap vardı! Rusça tarih belgelerinin de milyonlarca olduğunu öğrendim, Sovyet Tarihi, kısa sürmüş gibi görünse de, ürettiği belgeler milyonlarcadır.
TÜSTAV'daki Komintern Tarihi Türkiye Bölümü Belgeleri bile, ki belgelerin çoğu Rusça'dır, kırk bin sayfa'dır.
bu belgeleri incelemeden, Türkiye'den Sovyet Tarihi okumak, yazmak da mümkün değildir.
Sovyetler Birliği'nden Türkiye Tarihi okuyan, yazan Tarihçiler az değildi, iktisât tarihi, kültür tarihi, sosyal tarih, siyasî tarih alanlarında, Sovyet Tarihçiler, Türkiye Tarihi yazmaya meraklılardı.
ama, Türkiye'den Sovyet Tarihi yazanlar çok azdır. hatta, bu konuda, deneme, makale yazanlar bile azdır ki, bu az sayıdaki Sovyet Tarihi yazarı arasında, ben de vardım!
ne var ki, kitap da yazmak gerekir. Sovyet Liderlerin biyografilerini kitaplaştırmak gerekir. Sovyet Devletleri ile ilgili monografik kitaplar yazmak gerekir. Türkiye'nin komşu olduğu Sovyet Devletleri ile ilgili kitaplar yazmak gerekir. Başkan Mikhail Gorbachev'in Perestroika yıllarını yazmak gerekir, Sovyetler Birliği'nin neden Bağımsız Devletler Topluluğu'na dönüştürüldüğünü de yazmak gerekir.
SİNAN ÖNER



Обо мне

Моя фотография
Historian, Poet, Translator, Novelist, Cinema Writer